Son Blog Yazıları / Page 2

Hafif Kadınlar…

love-22970

‘’Hafif kadınlar’’ın görünmez kanatları vardır mutluluklarıyla nefeslenen…

Güzeldir hafif kadınlar

Kahkahaları derindir…

Gözyaşları gerçek…

Bir yerde, bir göktedir onlar, evrenin tüm derinlerinde gezinmeye izinleri vardır yürekte…

İster ayaklarını, ister kanatlarını kullanırlar seyahatlerinde, ama hep kalpleridir onlara yolu gösteren her bir saniyelerinde…

Kendilerinden mutludur hafif kadınlar

Severler kendilerini, bayılırlar hatta… Her sevdiğine bu mutlulukla, bu sevgiyle bakarlar yaşamın kıyısında …

Şükrandadırlar doğan her güne ve yaşantının her anına… Bütünün muazzam işleyişine hayranlıktadırlar her anda…

İstedikleri zaman en yüksekte, istedikleri zaman en derinde, ama hep olanın bitenin en geniş haliyle, yüksekten gördükleri bütün resimle yol alırlar hafif kadınlar… Oldukları yer belirleyemez onları, her yerde olma yetileriyle, heryerde salınırlar  güzellikleri, özgürlükleri ve cesaretleriyle…

Devamını Okuyun…

Duyguların En Yükseğinde Doğarız Hepimiz…

Baby_Dayne_by_ClaireCollyer

Duyguların en yükseğinde doğarız hepimiz…

Bebek kokusundan bahseder insanlar: tenin tazeliğinden, duruşun masumiyetinden…

Bir dokunabilmek için, sarıp sarmalayabilmek için, kucakta tutup, öylece bakabilmek için kalp atışlarımız hızlanır bazen…

Bebek odasının kapısında kalıveriririz önünden geçerken: hepsi birbirinden güzel yanyana dizilmiş miniklerin hiç birini ayrı sevemeden, bazen hangisinin bizim olduğunu bile bilmeden, hayranlıkla bakarken her birine ayrı aşkla içimizde, sanki bütünler, yenileniveririz aniden…

Hiç birini daha az sevemeyeceğimizi bilir kalbin bir yeri…

Hiç birine farklı davranamayacağımız….

Hiçbirine ne yaparsa yapsın kızgınlıkla bakamayacağımızı o camın ardından…

Yargısızca kalabalık bir insan grubuna bakmayı belki ilk kez orda beceririz anda….

Devamını Okuyun…

Aşk… Aşk… Aşk.

alex_grey_sacred_relationships

Aşk istiyor herkes….

Aşk… Aşk… Aşk çığlıkları duyuluyor heryerde….

Merak…

Özlem…

Acı… Ayrılık hissi…

Bitmeyen sorgulamalar…

Kaçışlar.. Terk edişler…

Terk edemeyişler…

Tutmalar… Bırakmalar… Bırakamamalar…

Aşkın bir başka insanla yaşanacağına dair sanal algı…

Aşkı bir insanda bulma çabası…

Aşkı O’na yükleme, O’ndan beslenme…

O’nu özleme sonra…

Yalanlar…

En çok insanın kendine inandırmaya çabaladığı…

 

Gerçekten?? Neden bahsediyoruz konu aşk olunca?

Aşk bir insana bağımlılık mı?

Kendimize göstermediğimiz sevgiyi ve özeni ondan görme çabamız mı?

Birisi beni olduğum gibi görsün, sevsin ve sahiplensin ihtiyacı mı?

 

Devamını Okuyun…

Sanrıların Yarattığı Sancıdan Doğuma…

kitten-love-his-mother-kiss-head-wide-hd-wallpaper

Kendini paylaşma sanatı değil midir tüm ilişkiler??

Her yeni ilişkide kendimizi biraz daha tanımaz mıyız?? Kim olduğumuzla, kim olmayı seçtiğimizle, kim olmaya zorlandığımızla yüzleşmez miyiz??

Her yeni bileşende başka bir parçamızı aktive etmez miyiz??

Aktive ettiğimiz taraflarımızla yüzleşmek yerine bazen parmağımızı karşıya uzatmayı seçmez miyiz?

Kendimizi gördüğümüzde her ilişkide daha da fazla, tanıdığımızda, bazen gördüklerimizden korkmaz mıyız??

Ne yapacağımızı bilemez tarafımızla yok olmayı seçmez miyiz??

Kendimizi paylaşmak ve ihtiyaçlarımızı doyurmak arasında iki koca farkta karışmıyo mu ilişkinin çizgileri?? Kafalar?? Duygular?? Davranışlar??

Kendini paylaşmayı seçen kişi bildiği, etüd ettiği yerlerini paylaşırken ne kadar rahatsa, hiç bilmediği sularına geçtiğinde ruhunda, tüm bebekliği ve saflığında, yeni görür, yeni bilir, yeni deneyimler haliyle korkmaz mı??

En bilmediği tarafını öğrenmeye çalışırken bazen hatalar yapmaz mı??

Hata mıdır tüm bunlar aslında kişinin kendini tanıması yolunda? Sorgulamaz mı??

Devamını Okuyun…

Yolumuz Aşka

beautiful-girl-lying-in-the-grass-16664

Gecenin sessizliği anın gerçeği olduğunda, anın dinginliği hayatın aslı olduğunda, kendi zannettiğinin ötesinde asıl olan var olduğunda, var olmasına imkan sunulduğunda, hayat tüm anlamını, tüm var oluş sebeplerini, tüm asıl olanın zerafeti ve huzurunda sunuyor.. Sunmaktan keyif, olmaktan zevk alarak… Oluş sebebini her an akıtabilmenin mutluluğunda, ışıldayarak…

Asıl olan..Öz..

Gelirken dünyaya getirdiğimiz…

Sadece bizim olan, bizde olan, bizden var olmak ve akmak, akarken deneyimlemek ve deneyimletmek için bu bedende, sadece bizim olan o eşsiz ortalamada, dünyada asla başka bir insana sunulmamış o tek ve muazzam bedende yaşamak ve yaşatmak istiyor varlığını… Parmak izinin essizliği gibi mürekkebe bulandığında ve kağıda basıldığında görünür olan, bu hayata bulanmak ve hayat izini o koca resmin içine basmak istiyor.. O olmazsa, bedeninden ayrılmadan kendini sermezse var oluşuyla tüm yaşanmışlıklarının , o resmin asla tamamlanmayacağını bilen tarafıyla…

Devamını Okuyun…

Şebelek Suratlar Deniyormuş Mutlu İnsanlara…

happy-woman-20341-1024x640

Mutlu olmak için herşeyi yaptığımızı söylerken, bazen mutluluklara dönüveriyoruz sırtımızı ve görmeyi reddediyoruz sanki mutluluklarımızı…

Kötü hissettiren tüm olayların ardından saatlerce gidebilecekken, mutlu eden herşeyi zaten olması gereken gibi görüveriyoruz sanki… Yaşarken değil de, kaybedince farkında vardığımız yaşantılar bütünü gibi dikiliveriyorlar sanki önümüze…

Elele dergisi bir kitapçık hazırlamış: mutlu olmak için ne çok sebebimiz var, acaba bunlar neler diye…

Bunlar da benden dökülenler…

Devamını Okuyun…

Her Birey Evreni Oluşturuyorsa Anda?

planetary-ring-24354

En çok karşılaştırılan, en çok karıştırılan, uygulamada en çok zorlanılan şey sanki: Özü bilmek, özü görmek, özü sevmek – kimliği görmek  ve bu ikisi arasında hayatın içinde bütünlüğünü koruyarak ilişkileri yönetebilmek…

 Öz muhteşemdir…

Öz kim olduğunu bilendir…

Öz en yüksek olasılığının farkındadır…

Öz bütünü bilir, birlik ve bütünlük arasındaki çizgisizliği görür…

Özün şifalanmaya ihtiyacı yoktur…

Öz, herkesin adı üstünde ,özündedir…

Hiç bitmeyen bir çağlayan gibidir:sürekli taze, sürekli kaynağın temizliğindedir…

Öz eşsizdir..

Öz naiftir… Sevgide ve sevgidendir…

Öz var oluşun mükemmel ağının hücre taşıdır…

Öz varlıktır.. Gerçektir.. Tek gerçekliğe mercektir…

Öz herşeydir;herşey olduğunun bilinciyle,yargısızca büyüyerek genişleyen…

Ve bu bütünlüğünde beden üzerinden akmaya izin verdiğinde her var oluşunu kabullenen ve davranışlarını korkusuzca seçebilendir..

Tüm bu bilişi ve oluşu yüzünden öz güçlüdür…

Evet Korkusuzdur… Evet Yargısızdır.. Ama asla şuursuz değildir…

Sonra bazen ite kaka, döve parçalaya…

Bazen seve okşaya…Sarıp sarmalamayla…

Özün üzerine tabaka tabaka yerleşmeye başlar hayat…

Devamını Okuyun…

Başlı Başına Bir Dünyadır Aşk…

Stars_by_Topo3486

 

Şems’in 40 Altın kuralı geçtişken elime… Paylaşmadan duramadım…

En çok sevdiğim mi hangisi?

”Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.

Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma!

Ayrımlar ayrımları doğurur.

AŞK’ın ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.

Başlı başına bir dünyadır aşk.

Ya tam ortasındasındır merkezinde, ya da dışındasındır hasretinde.”

Devamını Okuyun…

Niyet denizinde yüzmek anda

shadow_of_the_sun__2014_by_polunoch-d82lgmb

Korkuya girdiğim zamanları kabul ediyorum. Korktuğum zaman bütün gün başımı kaldırmadan, sadece bir omuzun rahatlığıyla ya da bir yastığın soğuğunda kalmak isteyen ve hiç kıpırdamak istemeyen yanımı görüyorum, seviyorum, anlıyorum. Korktuğum her an kendime olan sevgime daha da sarılmayı, ne kadar korkarsam korkayım asla hareketimi kesmemeyi, dostlarımdan ve yakınlarımdan merhamet değil destek isteyerek hareketsizliğime destek almayı, korkuma rağmen ve korkumla yürüyerek korktuğum her neyse içinden geçmeyi seçiyorum ve niyet ediyorum.

Yanlış algısına girdiğim ve yanlış yapmaktan çekindiğim için durmak istediğim zamanlarda beni bugünümün doğrularına yaptığım bir dünya yanlıştan öğrendiklerimin getirdiklerini hatırlamaya, içinden geçemediğim ve kendimi çaresiz hissettiğim her yenide bir çıkmaz yol daha gördüğüm için ve çıkar yola daha da yakınlaşacağım için kendimi taktir etmeye, yüreğimi darlamak yerine kendini sevmeye ve cesaretimi onurlandırmayı hatırlamaya niyet ediyorum.

Devamını Okuyun…

Uykunuz Huzurda, Yatağınız Aşkta mı Olsun İstiyorsunuz?

woman-sleeping-side

İnsanoğlu çok muhteşem bir mekanizma…

Muhteşem bir zihni var, düşünüyor… Düşünürken beyin dalgalarının yarattığı bir titreşimi yayıyor yine muhteşem bedeninden… Yaydığı bu dalga boyutu, aynı televizyonumuzun kumandasının düğmesine bastığımızda seçilen televizyon kanalı gibi; yaydığı titreşimde o gün nerden yayın yaptığınızı, hangi yayınları izleyebileceğinizi gösteriyor gibi…

Eğer bu titreşim incecik, hafifcik bir titreşimse mutluluklarda, keyiften, hazdan alınan.. Uçuveriyor sanki havaya.. Yükseliyor.. Yükseltiyor…

Devamını Okuyun…

« Yeni Yazılar Eski Yazılar »
Visit Us On TwitterVisit Us On FacebookVisit Us On Pinterest