"Genel" kategorisindeki yazıları / Page 3

Konumuz Mucizeler…

Mucizelere kendimizi açmak diye bir şey var…

Onun ne olduğunu merak etmiş bazı arkadaşlarımız; mucizeye nasıl açılırız, daha fazla mucizeye nasıl şahitlik ederiz, daha fazla mucizeyi nasıl kendimize çekeriz diye sorarlar..

Anlatayım elimden geldiğince…

Şimdi…

Her birimizin hayatın içindeki işleyişimizi, fişe takılı bir aletin elektrik bağlantısı olması sebebiyle çalışabilmesi gibi, kendi enerji kaynağımıza bağlı olmamızla yerine getirebildiğimizi biliyorsunuz…

Devamını Okuyun…

Aşk mı dediniz?

Aşk…

Aşk Nedir ki demiş bir öğrencim…

Yazar mısın? Anlatır mısın? Onunla ilgili bir post yapar mısın?

Yaparım tabi…Niye yapmayayım…

Ama unutmamamız lazım konu aşk olunca kavram karmaşalarının da yükünün fazla olacağını…

Aşkın ne olduğunu anlatmak için belki aşkın ne olmadığını anlatabilirim öncelikle;

  • Aşk bağımlılık değildir, 
  • Aşk sen olmazsan ben yaşayamam demek değildir, 
  • Aşk ve kıskançlık birbirinden tamamen farklı iki duygudur,
  • Aşk sömürü, tahakküm, mecburiyetler, acılar, hayal kırıklıkları, nefret ve menfaat içermez,
  • Aşk kısıtlamalardan, yasaklardan, özgürlükten ayıran her şeyin tam zıt köşesindedir…

Diye daha devam edebilirim..Ama asıl konuya geri dönersek… Aşk ne değildir diye değil, aşk nedir diye sormuştunuz onu hatırlarsak eğer…

Devamını Okuyun…

Dansın Mucizesi

Bizim evimizde dans etmek biraz hafiflik, biraz sululuk, biraz teşhir, biraz kadınlığın fiziksel zenginliğini ve güzelliğini ön plana çıkarmak gibiydi sanki ben büyürken, ya da ben öyle algılamıştım ailenin duruşunu. Ama öyle müziği açalım da hadi bi kıvırtalım, sallaya sallaya bir rahatlayalım diyen bi annenin kızı olarak büyümedim. E benim de çok niyetim ve hevesim ve hatta halim de yokmuş sanırım ki boş zamanlarım bol bol kitapların arasına saklanmak, her gün bir kitap bitirecek kadar kendimi onların içinde saklamakla geçmişti…

Taaaa ki…

Taaa ki o size anlattığım artık kendimle barışayım, ve yaşayacaksam kendim gibi yaşayayım zamanıma kadar.

30 yaşına kadar hiç elimi bile kaldırmadım, belimi hiç kıvırmadım, iki göbecik artmadım diyebilirim yani kolaylıkla.

Bir gün Bebek’te bir şeyler içmişiz, eve dönmeden başka bir mekanda başka bir şey daha içelim diye kısa bir yürüyüşteyiz, bilen bilir Bebek’te ona buna fal bakan yabancı bir adam vardı. Onunla karşılaştık…Ne tanışmışlığımız ve çalışmışlığımız var ama kafası da birazcık iyi miydi bilemedim, ellerime yapıştı yolda yürürken o gece birden, arkadaşlarım tetikte… Hayatımda bolca olan o garip anlardan biri daha geliyordu yani anlayacağınız..-) ‘’ Dansın tanrıçası müziksiz yaşamayı seçerse dünya durur, dünya yanar… Dansını tekrar hatırlaman lazım’’ diye bağırmaya başlamasıyla, arkadaşlarımın onu  paket yapıp uzaklaştırması arasında iki dakika falan var sanırım.-)

Devamını Okuyun…

Hamilelik ve Emzirme Dönemi

Bugün ki konuyu çok canımın içi, çok daha yeni anne, çok çok uzaklarda bir öğrencim sordu…Uzaktan elimden geldiğinde detay detay anlatıp yanındaymış hissini verebilirim umarım…

İnsan deneyimini yaşayabilmemiz için bir insan bedenine sahip olmamız gerektiği ortada…

E bu insan bedeninin oluşum  ve sonrasında beslenme- emzirilme sürecinde neler yapmamız gerekir demiş ki hikayemizin en önemli, en derine saklanan, en zor çözümlenesi yerleri belki de oralar hayat yaşanırken ve hazineler aranırken… O zaman yavaş yavaş üzerinden geçmemiz gerekirse neler yapabiliriz diye;

Devamını Okuyun…

Sedef Hastalığını mı Sormuştunuz?

Dün en çok sorduğunuz soru sedef hastalığını nasıl idare ettiğime dairdi ki ben de şaşırdım.

Ama elimden geldiğince detaylı hem oluşum sürecini hem de kontrol etmeyi öğrenme sürecimi anlatacağım…

Neden mi şaşırdım?

Genelde bana gelen sorular hep enerji farkındalığına yönelik oluyor da ondan… Ama beden enerjinin yaratıldığı merkez olduğundan, enerji yaratımını tetikleyen şey de zihindeki programlar olduğundan aslında hepsi birbirine en derinden bağlılar ve birbirini çok derinden etkiliyor…

Benim hikayemde sedef hastalığına dair maceram 9 yaşında başladı.Saç derimin içinde kuş gözü kadar büyüklükte bir lezyonla. 12 yaşına kadar ben kimseye bir şey söylemedim, kimse görmedi falan derken, benden 5 yaş büyük bir abim var benim, bir gün saçımla oynarken o fark etti- tüm saçlı derimi kaplamış olduğunu, ve hatta enseme doğru da iyice yayıldığını…

Devamını Okuyun…

Sadece Gerçek Olan Kalacak….

IMG_E3308

Her kim dünyanın gizemini bildiğini söylüyorsa, yalan söylüyordur….

Neden burada olduğumuzu, bu dünyanın neden ve nasıl yapıldığını, nerden geldiğimizi, nereye gideceğimizi, tüm bu gelişlerin ve gidişlerin nasıl olduğunu, aralarının ve içinin ne ile, nasıl dolduğunu…

Nerede başladığını evrenin, sonunun nerede bittiğini…

Dokusunun ne ile dolduğundan çok, dokusunun ne ile, ne zaman oluştuğunu… Neden oluştuğunu…

 Her kim bu muhteşem bedenin sırrını çözdüğünü söylüyorsa, yalan söylüyordur….

 Bugün çözdüğünü zannettiğiyle, yarın yüzleşecektir, ya da o kadar emindir ki bildiğinde, sorgulamayı kesip, zihninin ve ‘ biliyorum’ diyen yanının esiri olacaktır yarattığı hapishanede… Kendi esaretinde, kendi ihtişamına inandığı gerçekliğinde kaybolacaktır…

Devamını Okuyun…

Nedir ki Bu Yeni Dünya?

night-sky-planets-over-the-ocean-17206

Nedir ki bu Yeni Dünya?

– Yeni dünya düzeneği, yeni dünya enerjisi, yeni dünya farkındalığına giriyoruz… Ne demek??

Düşlenen her şey, imgelenen her şey, düşünülen her şey, sorgulanan her şey hayal edilen her şey…. Bir enerji düzlemi oluşturuyor.. Bu düşlenen ve düşünülenleri sadece bu boyuta, bu dünya düzlemine indirgemeden düşünün ama bu yaratılan enerji kümesini… Evrenin her yerinde düşlenen ve düşünülen ve hayal edilen ve sorgulanan olarak bakın…

O yaratılmış enerji kümesinin içinden dünya üzerinde, insan formunda deneyimlenmek ana fikir… Ve zaman aynı bir pandülün elden bırakıldığında sallanması gibi , sallandıkça bu sallantı ağındaki değişik enerjilerde yaşam dilimi yaratır gibi deneyim ağını, zincirini, parçacıklarını her farklı titreşimin deneyimine izin vermek için görünür yaşanır kılıyor…

Devamını Okuyun…

Neden Neden??

heart-hand-shape-22280

Bir çok şey sessizce zihinlerde konuşuluyor sanki..

Ses bulursa bile anca bazen küçük gruplarda…

Neden Neden yazısı yazmak istedim o yüzden bugün…

10 sene olmuş ilk sınıfımı açalı…Haftanın 5 günü ayrı sınıflar, ayrı gruplar daha sonra kendini seviyeli çalışmalara, sonra ayrı konularda tek günlük çalışmalara, sonra workshoplara, sonra şehir dışında yaptığımız yatılı workshoplara dönüştürmüş… Şimdi de Afrika’ya gidiyoruz , ülke dışına değil sadece, başka kıtalara…

Aman da ne güzel çalışmışsın, başın göğe ermiştir deyin diye söylemiyorum tabi ki bunları…Sadece 10 senede çok soru, çok merak, çok yaşanmışlık var , elimden geldiğince belki üzerinden topluca geçebilirim diye bazılarını…

En çok gelen sorular mı?

* Bu iş aşk işi, gönül işi, insanla çalışıyorsunuz, neden para alıyorsunuz?

Devamını Okuyun…

Ne zaman?

couple-1375125_960_720

Her kim dünyanın gizemini bildiğini söylüyorsa, yalan söylüyordur….

Neden burada olduğumuzu, bu dünyanın neden ve nasıl yapıldığını, nerden geldiğimizi, nereye gideceğimizi, tüm bu gelişlerin ve gidişlerin nasıl olduğunu, aralarının ve içinin ne ile, nasıl dolduğunu…

Nerede başladığını evrenin, sonunun nerede bittiğini…

Dokusunun ne ile dolduğundan çok, dokusunun ne ile, ne zaman oluştuğunu… Neden oluştuğunu…

Devamını Okuyun…

Pozitif Dergisi’nden…. Ocak 2018 Sayısı…

heart-shaped-earth-1386

 

 

Ne zamandır Siteye yazı yazamadığımı biliyorum.-)

Bu ara öyle gerekiyor, bu ara yazmaya başalasam duramayacakmışım gibi geliyor…

Yazmadan durmayı seçiyor olmam , olabilmem komik oluyor tabi bu durumda… Ama olsun…

Bu yazı nereden çıktı derseniz, bir sene kadar önce Sevgili Halime Sürek Kahveci ile sohbetimizden…

Pozitif dergisinde Ocak sayısının dört sayfasını bize ayırmışlar… Sohbetimize.. Kendilerine teşekkürlerimle,

Paylaşıyorum bizimle,

Sevgimle,

Banu

……………………

Dünyanın kaosundan kurtulmak için ne yapmalıyım?

İkili ilişkilerde, karşımıza çıkana merak ve keşif duygusuyla bakıp kendimizi büyütecek ipuçları aramak keyifli. Peki ya duyduğunuz patlama, bombalama haberlerine de aynı “keşif” duygusuyla yaklaşıp farkındalığa dönüştürebiliyor muyuz?

Kişisel Dönüşüm Koçu Banu Kalaycı, “Dünyanın kaosundan kurtulmak için ne yapmalıyım?” sorusuna şu soruyla cevap veriyor: “Sen bu patlamaların, kaosun olduğunu kabul ederek bunun yanında gözlemci ve şahit mi olacaksın yoksa yine bunların olduğunu kabul ederek bu düşünceleri beslemeyi kesip kendi barışın, huzurun ve güvenin için mi çalışacaksın?”

……………………….

Rahat nefesler alıyoruz, karşımıza çıkanın bizi büyütmek ve iyileştirmek için orada olduğuna inanıyoruz, rastladığımız kişiler bizim hangi özelliklerimizi aynalıyor diye yüzümüzde kocaman bir gülümseme ve içinde çocukça bir heyecan barındıran merak duygusuyla parmak ucunda yürüyerek etraflarında şöyle bir tur atıyoruz… Büyüyoruz, gelişiyoruz, büyüyoruz, gelişiyoruz… Sonra, bir bombalama ya da taciz haberi duyuyoruz! Televizyon izlemesek bile sosyal medya kanallarından, bindiğimiz dolmuştaki haber bülteninden gözümüze, kulağımıza, içimize sızıyor. İçimizde büyüyen öfke duygusu ve güvenlik endişesi, değil mi?

Size de öyle oluyor mu bilmem ama ben ikili ilişkilerde “gerçek” diye önüme çıkanlara biraz merak ve keşif duygusuyla yaklaşabilirken patlama ve bombalama haberlerine karşı o kadar “mesafeli” olamıyorum. O nedenle koydum merak duygumu heybeme ve Banu Kalaycı’ya gidip “Yine ben geldim. Bu patlamalar, bombalamalar, günlük siyasetin bağırgan dili karşısında güvenlik hissimi yukarıda tutmak için neler yapmalıyım?” diye sordum. “Kişisel dönüşüm” alanında çok sayıda eğitime katılan, metafizik alanında birçok ünlü eğitmenle çalışıp onların Türkiye’ye gelmelerine de ön ayak olan Kalaycı, gülümseyerek “Dünyanın kaosundan korunmak için neler yapmalıyız sorusunu sorduğunda, dünyada kaosun var olduğu bir gerçeklikte yaşadığından yola çıkıyoruz. Amacın kendimizi kaostan korumak, bunu öğrenmek ve bunu deneyimlemeye çalışmaksa ilk yarattığın, şey kaosun içinde olmak” diyor. Yani biz gerçekliğimizi kendimizin yarattığına inanıyorsak o zaman bu kaosu da biz yaratıyoruz. Bunu anlıyorum ama dışarıda olan patlamalardan, bombalamalardan nasıl korunacağız? Güvenlikte olduğumuz hissini nasıl yukarı çıkaracağız? Soruyorum ve onun yüzüne bu kez 50 kez aynı soruyu soran çocuğunu cevaplayan annenin sabır ifadesi yerleşiyor. Ben gülümsüyorum ve onu dinliyorum:

Devamını Okuyun…

« Yeni Yazılar Eski Yazılar »
Visit Us On FacebookVisit Us On Pinterest