"Genel" kategorisindeki yazıları / Page 2

Yeniye…..

light-g424447817_1920

Hayatta yeni bir gün bugün. Döngüleri tamamlıyoruz beraber. Geçmiş günlere baktığımızda pek ayrı görsek de kendimizi aslında yaptıklarımız ve hissettiklerimiz pek benzer; İstedik, elde ettik edemedik, küstük, barıştık, yalnızdık, beraberdik, ağladık, katıldık gülmekten, âşık olduk, sevdik, seviştik, ayrıldık, buluştuk, baktık, gördük, büyüdük, yardım ettik, yardım aldık, çoğaldık, yalnızlaştık… Yaşadık…

Ve eğer hala gözleriniz takip ediyorsa yazdıklarımı ve ben şu olduğum anda yazabiliyorsam bunları şu anda hala yaşıyoruz demektir.

Hala yaşıyorsak daha şansımız var demektir; istediklerimizi cebimizde tutmaya, istemediklerimizi atmaya, yerine istediklerimizi koymaya daha şansımız var.

Devamını Okuyun…

Güven…

Güven konusunu anlatmaya başladığımda biraz ortalık karışıyor ama madem sormuşsunuz ben de anlatacağım yine…

‘’ Ona çok güvenmiştim…hayallerim yerle bir oldu…’’

‘’ Bu hareketimle güvenimi yerle bir etti, bir daha nasıl toparlarım bilmiyorum…’’

‘’ O bile bana bunu yaptıysa bir daha birisine nasıl güvenebilirim hiç fikrim yok… ‘’

diye diye başlayan çok cümle duymuşsunuz, hatta söylemişsinizdir…

Şimdi durum şöyle….

Dışarıda bir şeye güvenmekten bahsettiğimiz her an aslında güvenmeyi seçtiğimiz şeyin ne olduğuna dikkat ediyor olmalıyız…

  • Bir insanın duruşu ise güvendiklerimiz… Değişebilir… 
  • Bir insanın inandıkları ise güvendiğimiz… Değişebilir…
  • Bir insanın yaşam şekli ise güvendiklerimiz… Değişebilir…
  • Maddi durumu ise güvendiğimiz… Değişebilir…
  • Hisleri ise güvendiğimiz… Değişebilir…

Devamını Okuyun…

Görmek İçin İnanmak Lazım…

Etrafımızda gözümüzün görebildiğimiz şeyleri aslında çıkabildiğimiz titreşim yüksekliğine göre görebildiğimizi biliyor muydunuz?

Nasıl bir apartmanın zemin katında yaşamakla, 18. Katında yaşamak arasında görsel farklılıklar var, titreşim dünyasında da olay aynı bu şekilde işliyor… Eğer baktığınız şeyin titreşim yükü sizde kayıtlı değilse ve atalarınızdan bu kayıt size iletilmediyse, gözünüz bu titreşimi görsel olarak size sunamıyor.

O sebeple bir çok kavga- atışma- tartışma boşa çıkıyor aslında… Biz her birimiz baktığımız aynı yönde aynı şeyleri gördüğümüzü zannediyoruz ama işler öyle yürümüyor, aynı zamanda da birisinin bir şeyi göremiyor olması onun orada olmadığı anlamına gelmiyor.

Devamını Okuyun…

Ah Şu Ruh İkizleri…

Ah Şu Ruh İkizleri

Ruh ikizleri konusu, açık ara farkla ‘yaz yaz yaz yaz’’ çığlıklarını aldı…

Yazıyorum o zaman.-)

Titreşimlerimiz bizimle birlikte büyürken ve değişirken bizimle aynı titreşim ortalamasında var oluşlarının anlarını yaşayanlara ruh eşi demiştik-bunlardan da hem çok vardı hem de titreşiminiz değiştikçe değişiyorlardı.

Ruh İkizi bundan çok farklı… Nasıl mı? Anlatacaklarım biraz kafa karıştırabilir, bi soğuksu, bi soğuk kahve dişi alın yanınıza öyle okuyun isterseniz….

Devamını Okuyun…

Ameliyat Sonrası Enerji Akışını Düzenleyelim mi?

Bedene sürülen her bıçakta, yani her ameliyat sonrası bedendeki enerji akışı düzenlenmelidir.

Bu ne demek? 

Beden büyük dokusunun içinde ve bütünselliğinde kendi akışını en olması gerektiği şekliyle en büyüğünden en küçüğüne kadar var olan çakralarının yardımıyla düzenler. Bu arada ihtiyaçtan olan her ameliyat sürecinde fiziksel yapıya bıçak sürüldüğünde, enerjinin akmasını destekleyen köprülerin yıkılması gibi, doğal enerji akış yolları zarar görür… Ve en uygun haliyle, en olması gereken yerden akması gereken enerji, bıçak değer yerden- kesilen yerden- akamayacağından, kendine yeni yollar bulur…

Ki fiziksel iyileşme görünürde gerçekleşirken, enerji akış yollarını da tekrar bedene hatırlatmak ve doğal akışı gerçekleştirebilmesi için yıkılan köprülerin yerine yenilerini yapmak gibi, iyileşen ameliyat yerlerine enerji akışının normal halini hatırlatmak bedenimize görevlerimizden biridir.

Devamını Okuyun…

Kıskançlık…

Kıskançlığın ne olduğunu soranlar olmuş aranızda…

Daha detaylı anlatmamı istemişsiniz arada anlattıklarımdan…

O zaman  başlayayım ben yavaştan.-)

‘’ Seni bir şişeye koyup cebimde taşımak istiyorum… Böyle arada bir gittiğim masada karşımı koyayım ama sen o şişenin içinden bak, hep cebimde, kalbimin üzerinde ol, aşkla taşıyayım seni bir ömür..’’ demişti bir erkek arkadaşım ona göre ilişkimizin en yakınlaştığı, en ilişki gibi olduğunu düşündüğü zamanda… Ona göre beni en en sevdiği andı bunları söylediği an, bana göre de ilişkinin bittiği an.-))

Bi başka erkek arkadaşım, ‘’kocaman bir bahçe gibi olsun hayatın ama etrafına elektrikli tellerle örttüreyim ben, kimsecikler gelemesin senin yanına’’ demişti… Ben yine bir ”of allahım offf” anımda…

Devamını Okuyun…

Ruh Eşleri

Ruh eşleri ve ruh ikizleri ile ilgili bir çok soru gelmiş…Elimden geldiğince yine anlatmaya çalışayım ne oluyor o konuda diye….

  • Ruh eşi dediğimiz şey sizinle aynı dalga boyutu ortalamasında titreşen kişidir. Bu sebeple sizin bir değil, dalga boyutunuza göre onlarca, yüzlerce ya da binlerce ruh eşiniz olabilir.
  • Titreşim ortalamanızın aynı olması, sizin aynı olduğunuz anlamına gelmez… Okulda, sene sonunda derslerin ortalaması alındığında oluşan sınıf geçme notunuzun hesaplanması gibi, ortalamanız aynı olsa da ruh eşinizle çok farklı olma ihtimaliniz çok yüksektir.

Devamını Okuyun…

Madde Hafızası mı?

 

Yatak odalarımız nasıl olmalı diye sormuşsunuz…

Çocuklarımızın yatak odalarında dikkat etmemiz gereken şeyler var mı diye eklemişsiniz… 

Elimden geldiğince anlatmaya çalışayım yine:

  • Maddeler çarpışan atomlardan oluşur ve ara boşluklarında enerjisi toplayıp, aynı yaşayan bir canlı gibi, çarpışmalar devam ettikçe o toplanmış enerjisinin titreşimini etrafa yayarlar, yaymaya devam ederler…Hangi oplanmış enerji mi? Kullanan kişinin enerjisi, ya da evin içindeki – kullanım alanının içindeki genel yaşam enerjisini… Doğal olarak cansız olduğunu bildiğimiz maddeler, aslında etrafa kendilerinde enerji yaymaya devam ederler aslında… Ve bu günümüzde normal olarak varsayılan görüşle görülmediğinden çoğu zaman yok sayılır ve yaşamlar ona göre yönetilir…

Devamını Okuyun…

Şu ” Önce Ben ” demeler…

Aranızda dişleri hiç olması gerektiği söylenen yerden farklı yerde çıkan oldu mu bilmiyorum… O bir diş yüzünden bütün dişlerin yerlerinin değişmesine, kaymasına, oynamasına şahitlik etmek durumunda olan..?

Ya da domino taşlarını dizip hiç oynadınız mı mesela? O tek bir domino taşının düşmesiyle ona bağlı, ona dokunan, onun etrafında olan tüm dominoların dökülmesine şahitlik eden?

Terasında giderlerinden biri suyu akıtması gerektiği kadar akıtmadığında diğer giderlerin zorlandığına, hatta evinin su aldığına şahitlik eden oldu mu ya da?

Veya iş arkadaşı sürekli hasta olduğundan gelemediği için ve işin düzgün gitmesi gerektiğinden sürekli işi artan, buna bağlı artan stresiyle kendi iş dışı çevresini de etkileyen?

Bu liste böyle uzar gider…Neden gidiyor, nereye gidiyor ona doğru yavaştan yürümeye başlayayım ben de.-))

Bu dünyadaki en birincil ve önemli işlerimizden biri olabildiğimiz kadar ‘’ben’’ odaklı olmak, o bene olabildiği kadar iyi bakmaktır…

Devamını Okuyun…

2012 ve Sonrası…

Öncelikle herbirinize yolladığınız konu başlıkları için çok teşekkür ederim. İşi öyle kolaylaştırıyor ki o ne yazacağını bilmek…

Annem eskiden ’ yahu ne istediğinizi söyleyin bari akşam yemekte, siz ne pişireceğimi söyleyin, sonrası kolay, en zor kısmı o ne pişireceğim kısmı, anlamıyorsunuz’’ derdi.. Ki haklı.. hem yemek konusunda, hem yazı konusunda..-)) O yüzden bana bir sürü konu başlığı verdiğiniz için öncelikle pek çok teşekkürler..

‘’ Yeni dünya düzeni, 2012’de ne oldu, şu anda neyin içinden geçiyoruz, nedir bu Yeni dünya düzeni dedikleri ?’’ demiş bir öğrencim…

Anlatayım.. Yine elimden geldiğince..

Evrende her şey döngülerle var oluyor; büyüyor, gelişiyor, deviniyor, çoğalıyor, duygunluğa ulaşıyor, ve dönüşüyor….Biz gibi… Ağaçlar gibi… Hayvanlar gibi… Akarsular, denizler, yanardağlar gibi.. Dünya da kendi döngüsünde var oluyor…

Devamını Okuyun…

« Yeni Yazılar Eski Yazılar »
Visit Us On FacebookVisit Us On Pinterest