Bir insanın varlığından nasıl göklere çıktığımı, nasıl dostum, sevgilim, aşkım olduğunu ve hep kaldığını düşünüyorum bir süredir…

Ne oluyor da gönlümün o kutucuğu başka akıyor o insanlara?

Beni dinlerken kendilerini değil, beni duyuyor onlar…

Sadece kendilerini anlatmaya değil, benim anlattıklarımda beni bulmakla ilgileniyorlar…

Kendilerini bana açarken aynı güvenle soyunuyorlar…

Dinlerken, yaşarken, paylaşırken, dururken,izlerken yargılamadıklarını ama belki anlamaya çalıştıklarını,benim için üzülmediklerini,benim gücüme inandıklarını ve bunu desteklediklerini hissettiriyorlar her halleriyle…

Hiç bir zaman,hiç bir koşulda,hiç bir şekilde beni kırmak, üzmek için hareket etmedikleri gibi,bunu benden asla beklemiyorlar…Güvendeler, teslimdeler…Olur da böyle bir durum olursa,kırılırlar,yanlış anlarlarsa, incinirse birimizden biri  tüm açıklıklarıyla bunu tekrar anlatıp olaya ya da harekete değil, haklı ya da haksız olmaya değil benim gözümdeki gerçek hüzne takılıyorlar…

Özür almayı ya da özür dilemeyi biliyorlar…Ve daha da önemlisi o her neyse bir daha olmamak üzere yok ediyorlar…

SVT_1886

Ben üzgünsem, hatalıysam, yanlışsam..Onlara değil kendime hata yapıyorsam dahası…Durduklarını, baktıklarını, sardıklarını ama kendilerini asla geri çekmeden ve sevgiyle nerde hata yaptığımı düşündüklerini paylaşıyorlar benimle …Tüm açıklıklıkları ve derinden kalpleriyle…Bunu benim açığımı bulmak ve aşağıya çekmek için beni değil, onu bulup yüzleşmem ve beni yukarı çekmek için zorda olsa yaptıklarını hissederken hem de..Beni bu kadar severken,incitmemek için susmak yerine, incinsen de burada temizlemen gereken bir şey var diyerek derimin içine girerek bazen…bundan ve benden vaz geçmeden…

Beni her halimle, her şeklimle, her varlığım ve yokluğumla, her güzelliğim ve çirkinliğimle bütün olarak gören ve gördüğüne hayranlıkla sahip çıkanlar onlar.

Hayatsal tüm kararlarımda dibine kadar sorguda duran karar verene kadar, karar verdikten sonra onaylamasalar bile sonuna kadar yanimda olanlar …

’’Ben sana demiştim’’ lafını asla kullanmayanlar…’’ yaşadın, öğrendin, gördün… Beraberiz, şimdi nefes alalım’’diyenler..Hatta demeyenler, nefes almak için beni denizin kenarına, dağın tepesine götürenler…